Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2016/1049 Karar sayılı kararına göre, bir ihbarcı-tanığın başlangıçta husumetten kaynaklanan ve sonradan döndüğü beyanlarının, sanığın mahkumiyetine esas alınabilecek yeterlilikte bir delil olup olmadığı nasıl değerlendirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #295928

Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2016/1049 Karar sayılı kararına (karşı oy) göre, ihbarcı-tanığın sonraki aşamalardaki beyanları (keneviri kendisinin ekip yetiştirdiği, husumet nedeniyle ihbar ettiği), sanığın başlangıçtan beri istikrar kaydeden savunmalarını (kenevirin kendisine ait olmadığı) doğruladığı için, ihbarcının başlangıçtaki sanığı suçlayıcı beyanlarını kuşkulu hale getirmekte ve güvenilirliğini zayıflatmaktadır. Ceza yargılamasının amacı maddi gerçeğin hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde ortaya çıkarılması olduğundan, bu durum, sanığın mahkumiyetine esas alınabilecek yeterlilikte bir delil olarak kabul edilmemiştir. Suçsuzluk karinesi gereği, kuşkudan sanık yararlanır ilkesi uygulanarak sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. (YARGITAY 20. CEZA DAİRESİ Esas: 2015/8844 Karar: 2016/1049 - Karşı Oy)