Bir eylemin kasten öldürmeye teşebbüs mü yoksa silahla tehdit mi olduğu nasıl ayırt edilir? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2021/57 K. sayılı kararında vurgulanan 'doğrudan doğruya icraya başlama' unsuru bu ayrımda nasıl bir rol oynar?
Ayrım, failin kastı ve eyleminin TCK m. 35'te tanımlanan 'suçun icrasına elverişli hareketlerle doğrudan doğruya başlama' aşamasına gelip gelmediğine göre yapılır. Silahla tehditte (TCK m. 106/2-a), amaç kişiyi korkutmaktır ve eylem bu amaca yöneliktir. Kasten öldürmeye teşebbüste ise amaç kişiyi öldürmektir. YCGK'nin 2021/57 K. sayılı kararındaki olayda olduğu gibi, failin tabancayla mağdurun hayati bölgesini hedef alarak ateş etmesi, 'öldürme suçunun icrasına doğrudan doğruya başlama'dır. Merminin isabet etmemesi veya silahın tutukluk yapması gibi elde olmayan nedenlerle neticenin gerçekleşmemesi, eylemi teşebbüs aşamasında bırakır. Eğer fail sadece silahını gösterip 'seni öldürürüm' deseydi ve ateş etme gibi bir icra hareketine başlamasaydı, eylem silahla tehdit suçunu oluşturacaktı. İcra hareketine başlanması, iki suç arasındaki en kritik çizgidir.