HMK m. 305/2, 'hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların, tavzih yolu ile sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği'ni belirtir. Bu kuralın 'hakimin davadan el çekmesi' ilkesi ile ilişkisini açıklayınız.
Bu kural, 'hakimin davadan el çekmesi' ilkesinin somut bir yansımasıdır. Bir hakim, bir dava hakkında nihai kararını (hükmü) vermekle, o davadan elini çeker. Artık o hükmü, kendiliğinden veya tarafların talebiyle değiştiremez. Hükmün değiştirilmesi yetkisi, sadece üst kanun yolu mercilerine (istinaf, temyiz) aittir. HMK m. 305/2'deki yasak, bu ilkeyi güvence altına alır. Eğer hakim, 'tavzih' adı altında, hükümle tanıdığı bir hakkı geri alır, yüklediği bir borcu artırır veya hükmün sonucunu değiştirirse, aslında davadan el çekme ilkesini ihlal ederek, kanun yolu merciinin yerine geçmiş ve kendi kararını kendisi denetlemiş olur. Tavzih, sadece hükmün 'anlamını' açıklığa kavuşturmak içindir, 'içeriğini' değiştirmek için değil.