HMK m. 304/1'deki 'hüküm tebliğ edilmişse' ifadesi, tashihin usulünü nasıl değiştirmektedir? Hükmün tebliğinden önce ve sonra tashih yapılması arasındaki fark nedir?
Aradaki temel fark, 'tarafları dinleme' zorunluluğudur. 1) Hükmün Tebliğinden Önce Tashih: Eğer hüküm henüz taraflara tebliğ edilmemişse, mahkeme fark ettiği bir maddi hatayı (yazı, hesap hatası vb.) re'sen veya bir tarafın talebi üzerine, karşı tarafı dinlemeden düzeltebilir. Çünkü bu aşamada tarafların elinde henüz hukuki sonuç doğuran bir ilam sureti yoktur ve kararın resmiyet kazanması tamamlanmamıştır. 2) Hükmün Tebliğinden Sonra Tashih: Hüküm taraflara tebliğ edildiğinde, artık tarafların elinde icra edilebilecek veya kanun yoluna başvurulabilecek resmi bir belge vardır. Bu aşamadan sonra yapılacak bir tashih, tarafların elindeki ilam ile mahkemedeki aslı arasında farklılık yaratacaktır. Bu nedenle HMK m. 304/1, hukuki güvenliği sağlamak amacıyla, bu durumda hakimin 'tarafları dinlemeden' hatayı düzeltemeyeceğini emreder. Mahkeme, tarafları davet ederek dinlemeli ve ondan sonra tashih kararı vermelidir. Bu, hukuki dinlenilme hakkının ve kararların güvenilirliğinin bir gereğidir.