HMK m. 318 ve 194'teki somutlaştırma yükü, davanın başında sunulması fiilen imkansız olan deliller (örneğin, karşı tarafın beyanlarına göre ortaya çıkacak bir tanık) için de geçerli midir?
Hayır, somutlaştırma yükü ve delillerin dilekçelerle sunulması kuralı, mutlak ve katı bir kural değildir. HMK m. 145, bu kuralın bir istisnasını düzenler: 'Taraflar, Kanunda belirtilen süreden sonra delil gösteremezler. Ancak bir delilin sonradan ileri sürülmesi yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya delilin süresinde ileri sürülememesi ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa, mahkeme o delilin sonradan gösterilmesine izin verebilir.' Bir tanığın varlığının, ancak karşı tarafın cevap dilekçesindeki bir iddia veya duruşmadaki bir beyan üzerine öğrenilmesi, delilin süresinde ileri sürülememesinin tarafın kusurundan kaynaklanmadığı bir duruma örnektir. Bu durumda taraf, durumu derhal mahkemeye bildirerek, bu yeni tanığın dinlenmesini talep edebilir. Mahkeme, talebin dürüstlük kuralına uygun olduğuna ve yargılamayı geciktirme amacı taşımadığına kanaat getirirse, bu yeni delilin sunulmasına izin vermelidir. Bu, adil yargılanma hakkının bir gereğidir.