Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2014/5221 E. sayılı kararında, alacaklının aynı ilamdaki alacak kalemleri için ayrı ayrı takip başlatması 'hakkın kötüye kullanılması' olarak nitelendirilmiştir. Bu durum, 'usul ekonomisi' ilkesi açısından nasıl bir ihlal teşkil eder?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #294508

Bu durum, usul ekonomisi ilkesinin (HMK m. 30) ağır bir ihlalidir. Usul ekonomisi, yargılamanın en az masrafla, en az emekle ve en kısa sürede sonuçlandırılmasını hedefler. Alacaklının, tek bir takip dosyası ile sonuçlandırabileceği bir alacak için birden fazla (somut olayda iki) icra takibi başlatması, şu sonuçları doğurur: 1) Mükerrer Masraf: Her bir takip için ayrı ayrı başvuru harcı, tebligat gideri, dosya masrafı ve en önemlisi ayrı vekalet ücreti ödenir. Bu, borçlunun borcunu gereksiz yere artırır ve devlete (icra dairelerine) ek iş yükü çıkarır. 2) Mükerrer Emek: İcra daireleri ve mahkemeler, tek bir hukuki ilişkiye dayanan bir sorunu çözmek için birden fazla dosya ile uğraşmak zorunda kalır. Bu, yargı kaynaklarının israfıdır. 3) Yargılamanın Karmaşıklaşması: Birden fazla takip, borcun takibini, mahsup işlemlerini ve infazı karmaşıklaştırır, hata yapma riskini artırır. Bu nedenlerle, tek bir takipte birleştirilebilecek taleplerin kasten ayrı ayrı takiplere konu edilmesi, usul ekonomisi ilkesine temelden aykırıdır.