Bir tarafın, HMK m. 29'a aykırı olarak bilerek yalan beyanda bulunduğu veya sahte delil sunduğu tespit edilirse, bu durumun o davanın sonucu üzerindeki etkisinin yanı sıra, başka hukuki sonuçları olabilir mi?
Evet, olabilir. Davanın sonucu üzerindeki etkisi, hakimin o beyana veya delile itibar etmeyerek aleyhine karar vermesi ve yargılama giderlerine mahkum etmesi şeklinde olur. Bunun yanı sıra, başka hukuki sonuçlar da doğabilir: 1) Cezai Sorumluluk: Eğer yalan beyan, 'yalan tanıklık' (taraf yemini altında) veya 'iftira' suçunu oluşturuyorsa ya da sunulan delil 'resmi/özel belgede sahtecilik' suçunu oluşturuyorsa, ilgili taraf hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulabilir ve ceza davası açılabilir. 2) Tazminat Sorumluluğu: Haksız ve kötü niyetli dava açan veya savunma yapan taraf, bu nedenle karşı tarafın uğradığı maddi ve manevi zararları (örneğin avukatlık ücreti, itibar kaybı) tazmin etmekle yükümlü tutulabilir (HMK m. 329). 3) Yargılamanın İadesi: Eğer bu yalan beyan veya sahte delil hükmü etkilemiş ve karar kesinleşmişse, sonradan bu durumun ortaya çıkması, karşı taraf için 'yargılamanın iadesi' (HMK m. 375) sebebi oluşturabilir.