Sanık, hakkında devam eden bir iş davasına delil olarak sunmak amacıyla, katılanla yaptığı telefon konuşmasını gizlice kaydetmiştir. Bu konuşmada katılanın özel hayatına ilişkin hiçbir bilgi yer almamaktadır. Bu eylem TCK m. 133 veya 134 kapsamında bir suç oluşturur mu? (Yargıtay 12. CD 2016/4795 E. ve 2015/14885 E. kararları ışığında)
Hayır, oluşturmaz. Bu durum, Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2017/4840 K. ve 2017/3121 K. sayılı kararlarında netleştirilmiştir. Eylem TCK m. 133'ü oluşturmaz, çünkü sanık konuşmanın tarafıdır. Eylemin TCK m. 134'ü (özel hayatın gizliliği) oluşturup oluşturmadığı ise konuşmanın içeriğine bağlıdır. Kararlarda belirtildiği gibi, eğer konuşma içeriği 'hukuki bir ihtilafa' ilişkin olup, katılanın 'özel yaşam alanına dahil ve onun özel hayatının gizliliğini ihlal edecek bir husus' içermiyorsa, TCK m. 134'ün de unsurları oluşmaz. Ayrıca, sanığın bu kaydı bir davada delil olarak sunma amacı, 'hukuka aykırı hareket etme bilinciyle' davranmadığını gösterir. Dolayısıyla, hem içeriğin özel olmaması hem de delil elde etme amacı birleştiğinde, eylem suç teşkil etmez ve sanığın beraatine karar verilmesi gerekir.