Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2015/17241 E. sayılı kararında, sanığın tarafı olduğu konuşmayı kaydetmesinin TCK m. 133/1'i oluşturmayacağı, ancak TCK m. 134'ü (özel hayatın gizliliği) oluşturabileceği belirtilmiştir. Bu iki suç arasındaki ayrımda, 'konuşmanın içeriği' ne kadar önemlidir?
Konuşmanın içeriği, bu iki suç arasındaki ayrımda kritik bir öneme sahiptir. TCK m. 133, konuşmanın içeriğinden bağımsız olarak, 'aleni olmayan' bir iletişimin gizliliğini korur. Konuşulan konu, ister özel hayata dair olsun ister sıradan bir konu olsun, izinsiz dinlenmesi veya kaydedilmesi (failin konumuna göre 133/1 veya 133/2) suçu oluşturur. Ancak bir kişinin tarafı olduğu bir konuşmayı kaydetmesi TCK m. 133 kapsamına girmediğinde, eylemin TCK m. 134 kapsamında suç olup olmadığını belirleyen şey 'konuşmanın içeriği' olur. Eğer konuşma, kişinin 'özel yaşam alanına' dair, başkaları tarafından bilinmesi istenmeyen (cinsel, ailevi, sağlıkla ilgili, mali vb.) bilgiler içeriyorsa, bu kaydın yapılması TCK m. 134'ü oluşturur. Eğer konuşma, özel hayata ilişkin olmayan, sıradan, kamusal veya mesleki bir konuyla ilgiliyse, TCK m. 134 de oluşmaz. Yargıtay'ın 2017/4259 K. sayılı kararında da konuşmanın 'içeriği özel' olduğu için eylemin TCK 134'ü oluşturacağı belirtilmiştir.