Bir sanık, TCK m. 133/1'den (başkalarının konuşmasını kaydetme) mahkum olmuş ve cezası ertelenmiştir. Hükümden sonra, 6352 sayılı kanunla suçun cezası artırılmıştır. Bu durum, TCK m. 7/2'deki 'lehe kanun' ilkesi açısından sanığı nasıl etkiler? Yargıtay 12. CD 2017/2015 E. sayılı kararı bu konuda ne söylemektedir?
Bu durum, 'lehe kanun' ilkesinin karmaşık bir uygulamasını gösterir. TCK m. 7/2, suç işlendikten sonra yürürlüğe giren kanunların karşılaştırılmasını ve lehe olanın bir bütün halinde uygulanmasını emreder. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2017/5898 K. sayılı kararında, suç tarihinde TCK m. 133/1'in cezasının 'iki aydan altı aya kadar hapis' olduğu, sonradan 6352 sayılı kanunla 'iki yıldan beş yıla kadar hapis' olarak değiştirildiği belirtilmiştir. Mahkeme, yeni ve ağır olan kanuna göre ceza tayin etmiştir. Yargıtay bu durumu bozma sebebi saymıştır. Mahkemenin yapması gereken şuydu: Hem eski kanuna göre (2-6 ay arası) bir sonuç ceza belirlemeli, hem de yeni kanuna göre (2-5 yıl arası) bir sonuç ceza belirlemeli, ardından hangisi sanığın lehine ise o kanunu tüm hükümleriyle (erteleme, HAGB şartları vb. dahil) uygulamalıdır. Somut olayda cezanın alt sınırı eski kanunda çok daha düşük olduğu için, eski kanun açıkça lehedir ve mahkemenin bu kanuna göre hüküm kurması gerekirdi.