Yargıtay İBK 2017/1 sayılı kararı öncesinde, Yargıtay dairelerinin 'sair deliller' ifadesini yemin delilini de kapsar şekilde yorumlamasının temelinde yatan düşünce neydi? HMK'nın bu teamülü neden değiştirdiği kabul edilmektedir?
İBK öncesi uygulamanın temelinde yatan düşünce, 'hakimin davayı aydınlatma ödevi' ve 'hukuki dinlenilme hakkı'nın geniş yorumlanmasıydı. Yargıtay, tarafların, özellikle de hukuki yardımdan tam olarak yararlanamayanların, usuli bir eksiklik (yemin deliline açıkça dayanmama) nedeniyle hak kaybına uğramasını önlemek istiyordu. 'Sair deliller' ifadesi, tarafın diğer kanuni delillere de başvurma iradesini gösteren bir tür 'joker' ifade olarak kabul ediliyordu. HMK'nın bu teamülü değiştirmesinin nedeni ise, kanunun sistematiğinde yaptığı köklü değişikliktir. HMK, 'taraflarca getirilme ilkesi'ni daha katı bir şekilde uygulamayı ve 'somutlaştırma yükü' (m. 194) ile yargılamayı daha öngörülebilir ve disiplinli hale getirmeyi amaçlamıştır. Kanun koyucu, belirsiz ve genel ifadelere dayalı bir yargılama yerine, her şeyin en başta net ve açık bir şekilde ortaya konulduğu bir modeli tercih etmiştir. İBK da bu yeni felsefeyi benimseyerek eski teamülü ortadan kaldırmıştır.