Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2017/867 E. sayılı kararında, mahkemenin 'talebin kabule değer olmadığına dair oluşturulan yetersiz ve hukuki dayanaktan uzak gerekçe ile kısa karar arasında çelişkiye sebebiyet vermesi' eleştirilmiştir. Bir mahkeme kararının 'kısa kararı' ile 'gerekçeli kararı' arasındaki çelişki neden bir bozma sebebidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #294480

Kısa karar (hüküm özeti) ile gerekçeli karar arasındaki çelişki, CMK m. 232/6'ya ve hukukun temel prensiplerine aykırılık teşkil ettiği için mutlak bir bozma nedenidir. Bunun sebepleri şunlardır: 1) Hukuki Belirsizlik: Taraflar, hangi kararın geçerli olduğu konusunda bir belirsizlik yaşar. Bu durum, kararın infazında ve kanun yollarına başvurmada ciddi sorunlar yaratır. 2) Adil Yargılanma Hakkının İhlali: Gerekçeli karar, mahkemenin hangi delillere dayanarak ve hangi hukuki sebeple o sonuca ulaştığını açıklayan, kararın denetimini sağlayan temel metindir. Gerekçenin, tefhim edilen kısa karardan farklı olması, mahkemenin sonradan kararını değiştirdiği veya kararını sağlam bir temele oturtamadığı şüphesini doğurur. Bu da kararın adilliğine olan güveni sarsar. 3) Savunma Hakkının Kısıtlanması: Taraflar, hangi gerekçeye karşı temyiz başvurusunda bulunacaklarını bilemezler. Bu nedenle, kısa karar ile gerekçeli karar arasında her türlü çelişki, kararın bozulmasını gerektirir.