Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 2017/1 K. sayılı kararı, sadece 'yemin' delili için mi geçerlidir, yoksa 'tanık' delili için de benzer bir yorum yapılabilir mi? Yani, dilekçesinde 'sair deliller' diyen bir tarafın tanık dinletme talebi mahkemece kabul edilmeli midir?
Yargıtay İBK kararı doğrudan 'yemin' delili ile ilgilidir. Ancak kararın temelindeki 'somutlaştırma yükü' (HMK m. 194) ilkesi, tüm deliller için geçerlidir. HMK m. 119/1-f ve 129/1-e, 'her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceğini' belirtme zorunluluğunu genel olarak düzenler. Dolayısıyla, İBK'nın mantığı genişletici yorumlandığında, dilekçesinde 'tanık' deliline açıkça dayanmayan bir tarafın, sonradan 'sair deliller' ifadesine sığınarak tanık dinletme talebinde bulunması da mahkemece reddedilmelidir. Ancak uygulamada Yargıtay'ın tanık delili konusunda yemin kadar katı olup olmadığı dava türüne ve somut olaya göre değişebilir. Yine de HMK'nın lafzı ve İBK'nın ruhu, tüm delillerin açıkça belirtilmesi gerektiği yönündedir. 'Sair deliller' ifadesi, açıkça dayanılmayan hiçbir delili (ne yemin ne tanık ne de bilirkişi) kapsamaz.