Danıştay 10. Dairesi'nin 2015/3524 E. sayılı kararında, idarenin hizmet kusurunun bulunmadığına karar verilirken, 'ceza yargılamasında kamu görevlilerinin beraat ettikleri hususu da dikkate alındığında' ifadesi kullanılmıştır. Ceza mahkemesinin beraat kararının, idari yargıdaki hizmet kusuru davasına etkisi nedir? Bu karar idare mahkemesini bağlar mı?
Ceza mahkemesinin kararları, idare mahkemesini kural olarak bağlamaz. Ancak bu kuralın istisnası, ceza mahkemesinin 'maddi vakıanın varlığı veya yokluğu' konusundaki tespitleridir. Danıştay 10. Dairesi'nin 2016/10 K. sayılı kararında, ceza mahkemesinin beraat kararını dikkate alması bu ilkenin bir yansımasıdır. Ceza mahkemesi, kamu görevlilerinin 'görevi kötüye kullanma' suçunu işlemediğine, yani kasıtlı veya ihmali bir eylemlerinin olmadığına karar vermişse, bu maddi tespit idare mahkemesi için de güçlü bir delil teşkil eder. İdare mahkemesi, 'aynı eylem hizmet kusuru oluşturur' diyebilir, ancak ceza mahkemesinin beraat kararını ve bu kararın dayandığı delilleri (örneğin bilirkişi raporu) görmezden gelemez. Karar, idare mahkemesini hukuken bağlamasa da, 'delillerin takdiri' açısından kuvvetli bir etkiye sahiptir ve idare mahkemesi, aksi yönde bir karar verecekse, bunun gerekçesini çok sağlam bir şekilde ortaya koymalıdır.