İYUK Madde 49/2-a uyarınca 'görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması' bir bozma sebebidir. İdari yargıda 'görev' ve 'yetki' kavramları arasındaki temel fark nedir? Her ikisinin ihlali de aynı nitelikte bir bozma sebebi midir?
İdari yargıda 'görev', bir davanın idari yargı kolu içinde hangi tür mahkemede (İdare Mahkemesi, Vergi Mahkemesi, Danıştay) görüleceği sorunudur. 'Yetki' ise, coğrafi bir ayrıma dayanır ve o tür davaya hangi yerdeki mahkemenin (örneğin Ankara İdare Mahkemesi mi, İstanbul İdare Mahkemesi mi) bakacağını belirler. Görev kuralları, yargı kolunun yapısıyla ilgili olduğu için 'kamu düzeni'ndendir ve yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. Yetki kuralları ise, kural olarak kamu düzeninden sayılmaz ve ilk itiraz olarak ileri sürülmesi gerekir (istisnaları vardır). Ancak, İYUK m. 49/2-a her ikisini de aynı fıkrada ve aynı önemde bir bozma sebebi olarak saymıştır. Bu, temyiz aşamasında her iki ihlalin de, kamu düzeninden olup olmadığına bakılmaksızın, kararın bozulmasını gerektiren ağır bir usul hatası olarak kabul edildiğini gösterir. Sonuç olarak, her ikisinin ihlali de mutlak bozma sebebidir.