HMK Madde 29'un 'doğruyu söyleme yükümlülüğü', bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunan taraf için ne ifade eder? Bir taraf, bilirkişi raporunun açıkça hatalı olduğunu bilmesine rağmen, sırf kendi lehine olduğu için raporun doğru olduğunu savunabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #294462

Bu durum, doğruyu söyleme yükümlülüğünün gri alanlarından biridir. Bir tarafın, bilirkişi raporunun kendi lehine olan sonuçlarını benimsemesi doğaldır. Ancak, raporun dayandığı temel verilerin (örneğin, bir hesaplamadaki bariz bir matematik hatası veya yanlış alınan bir ölçüm) açıkça hatalı olduğunu bilerek, bu hatayı gizleyip raporun tümüyle doğru olduğunu savunması, HMK m. 29/2'deki doğruyu söyleme ödevinin ihlali anlamına gelir. Taraf, mahkemeyi 'bilerek' yanıltmaya çalışmaktadır. Bu durumda dürüst bir tarafın yapması gereken, raporun lehe olan sonucunu benimserken, fark ettiği bariz maddi hatayı da mahkemeye bildirmektir. Aksi takdirde, bu davranışın sonradan anlaşılması, o tarafın davadaki genel iyi niyetini ve beyanlarının güvenilirliğini sarsar ve hakim tarafından aleyhine bir kanaat unsuru olarak değerlendirilebilir.