HMK Madde 29'un gerekçesinde, dürüstlük kuralının ihlali halinde 'işlemin hukuki sonuç doğurmasının mahkemece önleneceği' belirtilmiştir. Bu 'önleme' yetkisi, hakime hangi tür müdahale imkanları tanır?
Hakimin bu 'önleme' yetkisi, dürüstlük kuralına aykırı işlemin niteliğine göre farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Bu yetki, hakime şu müdahale imkanlarını tanır: 1) Delilin Reddi: Dürüstlük kuralına aykırı olarak elde edilmiş veya sunulmuş bir delilin (örneğin, hukuka aykırı ses kaydı, sahte belge) değerlendirme dışı bırakılması. 2) Beyanın Dikkate Alınmaması: Gerçeğe aykırı olduğu anlaşılan veya yanıltma amacı taşıyan taraf beyanlarına itibar edilmemesi. 3) Sürenin Geçersiz Sayılması: Karşı tarafı yanıltarak veya usulsüz tebligatla kazanıldığı anlaşılan bir sürenin (örneğin, cevap veya temyiz süresinin kaçırılması) geçersiz sayılarak, karşı tarafa yeni bir süre verilmesi. 4) Talebin Reddi: Dürüstlük kuralına aykırı bir talebin (örneğin, hakkın kötüye kullanılması niteliğindeki bir fesih veya tahliye talebinin) reddedilmesi. 5) Yargılama Giderlerine Hükmetme: Kurala aykırı davranış nedeniyle oluşan ek masrafların, HMK m. 327 uyarınca o tarafa yükletilmesi. Kısacası hakim, dürüstlük kuralını ihlal eden usul işlemini yok sayma veya hukuki sonuçlarını ortadan kaldırma yetkisine sahiptir.