HMK Madde 29'da düzenlenen dürüstlük kuralı, sadece davanın tarafları için mi geçerlidir, yoksa taraf vekillerini (avukatları) da kapsar mı? Bir avukatın bilerek mahkemeyi yanıltıcı bir beyanda bulunması veya sahte bir delil sunması durumunda, bu kuralın ihlalinden doğacak sorumluluk kime aittir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #294459

HMK m. 29'daki dürüstlük kuralı, davanın taraflarını (asilleri) doğrudan bağladığı gibi, onların temsilcisi olan avukatları da bağlar. Avukatlık Kanunu m. 34 de avukatların görevlerini 'doğruluk ve özen' içinde yapmasını emreder. Bir avukatın, müvekkili adına bilerek mahkemeyi yanıltıcı beyanda bulunması veya sahte delil sunması, hem HMK m. 29'un hem de Avukatlık Kanunu'ndaki meslek kurallarının ağır bir ihlalidir. Bu durumdan doğan sorumluluk çifte niteliktedir: 1) Usuli Sorumluluk: Mahkeme, bu eylemin sonuçlarını (örneğin sahte delile dayalı bir karar verilmesini) engeller ve HMK m. 327 uyarınca ortaya çıkan gereksiz masrafları o tarafa yükleyebilir. 2) Disiplin Sorumluluğu: Avukat, bu davranışı nedeniyle bağlı olduğu baro tarafından disiplin soruşturmasına tabi tutulabilir ve meslekten çıkarmaya kadar varan cezalara çarptırılabilir. 3) Cezai Sorumluluk: Eğer eylem TCK kapsamında bir suç (örneğin, suç uydurma, iftira, sahtecilik) oluşturuyorsa, avukat hakkında ceza davası da açılabilir.