Yargıtay HGK'nın 2015/22-2757 E. sayılı kararında, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunduğu bir işçilik alacağı davasında, alt işverenin davaya dahil edilmesinin 'zorunlu' olmadığı belirtilmiştir. Bu tespitin hukuki dayanağı nedir ve 'zorunlu dava arkadaşlığı' ile 'ihtiyari dava arkadaşlığı' arasındaki fark bu karara nasıl yansımıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #294445

Bu tespitin hukuki dayanağı, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca asıl işveren ile alt işverenin işçilik alacaklarından 'müştereken ve müteselsilen' sorumlu olmasıdır. Hukukumuza göre, müteselsil borçlular arasında 'ihtiyari dava arkadaşlığı' vardır, 'zorunlu dava arkadaşlığı' değil. Zorunlu dava arkadaşlığı, hakkın birden fazla kişiye karşı birlikte kullanılmasının maddi hukuk tarafından zorunlu kılındığı (örneğin elbirliği mülkiyetinde olduğu gibi) hallerde söz konusudur ve davacı tüm dava arkadaşlarını birlikte dava etmek zorundadır. İhtiyari dava arkadaşlığında ise davacı, müteselsil borçlulardan dilediği birine, birkaçına veya hepsine karşı dava açmakta serbesttir. HGK kararı da bu ilkeye dayanarak, işçinin sadece asıl işverene dava açabileceğini, alt işvereni de davaya dahil etme zorunluluğu bulunmadığını belirtmiştir. Bu nedenle mahkemenin, davacıyı alt işvereni davaya dahil etmeye zorlaması veya re'sen davaya dahil etmesi usule aykırıdır.