2. Hukuk Dairesi'nin 2016/20821 E., 2018/8232 K. sayılı kararında geçen 'Kendisi yoksul olan eş yoksulluk nafakası ödemekle sorumlu tutulamaz' ilkesinin hukuki dayanağı nedir? Bu durum, TMK m. 175'teki 'boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf' ifadesinin yorumuyla nasıl ilişkilidir?
Bu ilkenin hukuki dayanağı, TMK m. 175'in lafzı ve ruhu ile nafaka kurumunun amacından kaynaklanır. TMK m. 175, kusuru daha ağır olmamak şartıyla boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafa, 'diğer tarafın mali gücü oranında' nafaka ödenmesini öngörür. Yargıtay, 'mali gücü oranında' ifadesini, nafaka yükümlüsünün en azından temel geçimini sağlayacak bir gelire sahip olması gerektiği şeklinde yorumlamaktadır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2018/8232 K. sayılı kararında, malulen emekli olan ve sadece temel ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde maaş alan bir kişinin, kendisi de yoksulluk sınırında olduğu için, bir başkasının yoksulluğunu gidermekle yükümlü tutulamayacağına karar verilmiştir. Bu, nafaka yükümlülüğünün bir sınırının olduğu ve kimsenin kendi yoksulluğu pahasına başkasına nafaka ödemeye zorlanamayacağı anlamına gelir. 'Yoksulluğa düşecek taraf' ifadesi sadece alacaklı için değil, borçlunun durumu değerlendirilirken de dikkate alınır.