İYUK Madde 49/2-b'de yer alan 'hukuka aykırı karar verilmesi' bozma sebebinin kapsamına, maddi vakıaların yanlış değerlendirilmesi de girer mi, yoksa sadece hukuk kurallarının yanlış uygulanmasını mı kapsar?
İYUK m. 49/2-b'deki 'hukuka aykırı karar verilmesi' ifadesi geniş yorumlanmalıdır ve hem hukuk kurallarının yanlış uygulanmasını hem de maddi vakıaların bariz bir şekilde yanlış değerlendirilmesini kapsar. Danıştay, temyiz incelemesinde kural olarak maddi vakıa denetimi yapmaz. Ancak, ilk derece mahkemesinin dosyadaki delillere açıkça aykırı, bariz bir takdir hatasıyla veya akla ve mantığa uymayan bir şekilde maddi vakıayı tespit etmesi, var olan bir delili görmezden gelmesi veya olmayan bir delile dayanması, kararı 'hukuka aykırı' hale getirir. Örneğin, Danıştay 10. Dairesi'nin 2015/3524 E. sayılı kararında, idarenin hizmet kusuru bulunmadığına dair tespiti, dosyadaki olguların (sahte poliçe, ceza yargılaması sonucu vb.) değerlendirilmesine dayanmaktadır. Danıştay, bu maddi vakıa değerlendirmesini hukuki bir sonuca (hizmet kusurunun yokluğu) bağlayarak kararı hukuka uygunluk denetiminden geçirmiştir. Dolayısıyla, maddi vakıalardaki bariz ve açık hatalar da bu bozma sebebinin kapsamına girer.