HMK Madde 29'un gerekçesi, 'tarafların yargılamada kendi menfaatlerine uygun olarak neleri ileri sürüp sürmeyecekleri konusunda serbest' olduğunu belirtir. Bu serbestliğin, 'doğruyu söyleme ödevi' karşısındaki sınırları nelerdir?
Bu serbestliğin sınırı, 'yalan beyan' ve 'mahkemeyi yanıltma' yasağıdır. Taraflar, kendi aleyhlerine olan bir vakıayı veya delili sunmak zorunda değildir (serbestlik). Örneğin, borcunu ödediğini ispatlayamayan borçlu, 'borcumu ödemedim' demek zorunda değildir. Ancak, bu serbestlik, onlara yalan söyleme hakkı vermez. Örneğin, borçlu, sahte bir ödeme belgesi sunarak veya 'ödedim' diye yalan tanıklık yaparak (taraf yemini) mahkemeyi yanıltamaz (sınır). Doğruyu söyleme ödevi, ileri sürülen vakıaların ve sunulan delillerin gerçeğe uygun olmasını gerektirir. Serbestlik, pasif kalma ve aleyhe olanı gizleme hakkını içerirken; doğruyu söyleme ödevi, aktif olarak ileri sürülen hususlarda dürüst olmayı zorunlu kılar.