Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2012/6284 E. sayılı kararında, 'reşit olmayanla cinsel ilişki' suçundan açılan davanın, mağdurenin 'zorla tecavüz' beyanları karşısında 'cinsel istismar' suçunu oluşturabileceği ve bu nedenle Ağır Ceza Mahkemesi'nin görevli olduğu belirtilmiştir. Bu durum, suç vasfının değişme ihtimalinin görevli mahkemeyi nasıl etkilediğini göstermektedir? Açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #294407

Bu karar, suçun hukuki nitelendirmesinin (vasıflandırma) görevli mahkemenin belirlenmesindeki kritik rolünü göstermektedir. Dava, Sulh Ceza Mahkemesi'nin (o tarihte) görev alanına giren 'reşit olmayanla cinsel ilişki' (TCK m. 104) suçundan açılmış olsa da, yargılama sırasında ortaya çıkan deliller (mağdurun beyanı), eylemin daha ağır bir cezayı gerektiren ve Ağır Ceza Mahkemesi'nin görev alanına giren 'cinsel istismar' (TCK m. 103) suçunu oluşturma ihtimalini ortaya koymuştur. Bu durumda mahkeme, iddianamedeki ilk nitelemeyle bağlı değildir (CMK m. 225/2). Eylemin daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali belirdiğinde, yargılamaya devam edemez. Yargıtay'ın da belirttiği gibi, CMK m. 5 uyarınca derhal görevsizlik kararı vererek dosyayı görevli olan Ağır Ceza Mahkemesi'ne göndermelidir. Çünkü suç vasfını nihai olarak belirleme ve yargılama yapma görevi üst dereceli mahkemeye aittir.