Sanığın, katıldığı bir toplantıdaki konuşmaları, kendisine hakaret edildiği ve bu durumu başka türlü ispatlayamayacağı savunmasıyla gizlice kaydetmesi eylemi, Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2013/26087 E. sayılı kararında nasıl değerlendirilmiştir? Mahkemenin 'failin konuşmanın tarafı olmaması gerektiği' yönündeki beraat gerekçesi neden hatalı bulunmuştur?
Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2014/10205 K. sayılı kararında, sanığın bu eylemi 'hukuka aykırı hareket etme bilinciyle' yapılmadığından suç oluşturmadığı sonucuna varılmıştır. Gerekçe, sanığın kendisine yönelik haksız bir saldırı (hakaret) olduğu ve bunu başka türlü ispatlama imkanı bulunmadığı bir durumda, delil elde etme ve koruma amacıyla hareket etmesidir. Mahkemenin beraat gerekçesi ise hatalıdır. Mahkeme, TCK 133'ün failinin 'konuşmanın tarafı olmayan' bir kişi olması gerektiğini belirterek beraat vermiştir. Bu gerekçe TCK 133/1 için doğrudur, ancak olaydaki eylem, sanığın katıldığı bir söyleşiyi kaydetmesi olup TCK 133/2'nin konusuna girer. TCK 133/2'de ise fail zaten konuşmanın/söyleşinin tarafıdır. Yargıtay, mahkemenin gerekçesinin yanlış olduğunu, ancak sonucun (beraat) doğru olduğunu belirterek, gerekçeyi düzelterek onama yoluna gitmiştir. Doğru beraat gerekçesi, eylemin hukuka uygunluk nedeni (meşru savunma/delil toplama hakkı) kapsamında kalmasıdır.