Bir ceza davasında, sanığın tarafı olduğu bir konuşmayı gizlice kaydetmesi eyleminin TCK m. 133/1 kapsamında suç oluşturmadığı, zira bu fıkranın failin 'konuşmanın tarafı olmayan' bir kişi olmasını gerektirdiği belirtilmektedir. Bu yorum ışığında, bir kişinin kendi katıldığı iki kişilik bir konuşmayı kaydetmesi eylemi hangi suç kapsamında değerlendirilebilir? Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2015/8457 E. sayılı kararındaki analiz nasıldır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #294390

Bir kişinin katıldığı iki kişilik bir konuşmayı kaydetmesi TCK m. 133/1'i (failin üçüncü kişi olması gerekir) ve m. 133/2'yi (en az üç kişilik 'söyleşi' olması gerekir) oluşturmaz. Ancak bu eylem, koşulları varsa, TCK m. 134'te düzenlenen 'Özel Hayatın Gizliliğini İhlal' suçunu oluşturabilir. Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2016/1763 K. sayılı kararında tam da bu analiz yapılmıştır. Kararda, sanığın mağdure ile arasındaki cinsel içerikli konuşmaları kaydetmesi eyleminin, TCK m. 133 kapsamında bir suç oluşturmayacağı, ancak konuşmaların içeriği (cinsel içerikli olması) itibarıyla mağdurenin 'özel yaşam alanına' dair olduğu ve bu nedenle eylemin TCK m. 134/1 (kaydetme suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal) suçunu oluşturduğu belirtilmiştir. Bu ayrım, eylemin hukuki vasıflandırmasında konuşmanın içeriğinin önem kazandığını göstermektedir.