HMK Madde 29/2'deki 'doğruyu söyleme ödevi', tarafların beyanlarının delillerle çelişmesi durumunda nasıl bir sonuç doğurur? Bu ödeve aykırılığın yaptırımı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #294378

HMK m. 29/2'deki ödeve aykırılık, yani bir tarafın beyanlarının sunulan delillerle (örneğin, belgeler, tanık ifadeleri, bilirkişi raporu) açıkça çelişmesi, o tarafın beyanlarının 'itibarını' ve 'inandırıcılığını' ortadan kaldırır. HMK m. 29 gerekçesinde belirtildiği gibi, 'Bu ödeve aykırılık hâlinde beyanlar mahkemece dikkate alınmayacak ve değerlendirilmeyecektir.' Mahkeme, delillerin serbestçe takdiri ilkesi (HMK m. 198) çerçevesinde, gerçeğe aykırı olduğu anlaşılan beyanlara itibar etmeyerek kararını diğer delillere dayandırır. Ayrıca, bu durum, tarafın 'bilinçli olarak yalan söylemesi' olarak kabul edilirse, bir usul hilesi oluşturabilir ve HMK m. 327 uyarınca yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gibi ek yaptırımlara yol açabilir. Bu durum, aynı zamanda tarafın genel olarak davadaki iyi niyetinin de sorgulanmasına neden olur.