İflas erteleme davasında, davacı şirketin sunduğu iyileştirme projesinin 'ciddi ve inandırıcı' olup olmadığının değerlendirilmesinde HMK Madde 29'un rolü nedir? Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2015/8778 E. sayılı kararındaki unsurları (borca batıklığın tespiti, projenin somutluğu) bu bağlamda tartışınız.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2017/682 K. sayılı kararında, iflas erteleme talebinde sunulan iyileştirme projesinin HMK m. 29'daki 'dürüst davranma ve doğruyu söyleme' yükümlülüğüne uygun olması gerektiği vurgulanmıştır. Bu, projenin 'ciddi ve inandırıcı' olmasının temelini oluşturur. Proje, soyut ve genel temennilerden oluşmamalı; somut, belgelere dayalı, gerçekçi, denetlenebilir ve dürüst olmalıdır. Örneğin, şirketin borca batıklık durumu makyajlanmamalı, varlıkların rayiç değeri dürüstçe gösterilmeli, sermaye artırımı gibi taahhütler gerçekçi kaynaklara dayandırılmalıdır. Kararda belirtildiği gibi, ortakların şirketten olan alacaklarından mahsup yoluyla yapılan bir sermaye artırımının 'gerçek bir sermaye artırımı' olarak nitelendirilemeyeceği tespiti, projenin dürüstlük ve gerçekçilik açısından denetlendiğini gösterir. HMK m. 29, mahkemeye ve bilirkişilere, sunulan projenin görünüşteki doğruluğuyla yetinmeyip, altında yatan niyetin ve verilerin dürüst olup olmadığını sorgulama görevi yükler.