Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2017/2666 E. sayılı kararında, merci olarak görev uyuşmazlığını çözen Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararının kanun yararına bozulduğu görülmektedir. Görev uyuşmazlığını çözen merciin kararının hatalı olması durumunda başvurulacak kanun yolu ve bu durumun usul ekonomisi açısından etkileri nelerdir?
Görev uyuşmazlığını çözen merciin kararı kural olarak kesindir. Ancak Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2017/2704 K. sayılı kararında görüldüğü gibi, bu kesin karar dahi açıkça hukuka aykırı ise (örneğin kanun hükmünü idari bir karara dayanarak göz ardı ediyorsa), CMK m. 309 uyarınca kanun yararına bozma konusu olabilir. Bu durum, 'kesin kararlardaki' bariz hukuk ihlallerinin dahi denetimsiz kalmamasını sağlar. Usul ekonomisi açısından ise bu durum olumsuzdur. Zira görevli mahkemenin belirlenmesi süreci; ilk görevsizlik, ikinci görevsizlik, uyuşmazlık merciine gidiş, merci kararının kanun yararına bozulması ve dosyanın tekrar mahkemeye dönmesi gibi çok sayıda aşamadan geçerek yargılamayı ciddi şekilde uzatır. Ancak hukukun doğru uygulanması, usul ekonomisinden daha üstün bir ilke olarak kabul edilir.