Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuru sonucu verdiği bir hak ihlali kararı, CMK'da düzenlenen yargılamanın yenilenmesi sürecini nasıl etkiler? İki kurum arasındaki temel farklar nelerdir?
Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) bir mahkeme kararından kaynaklanan hak ihlali tespiti, 6216 sayılı Kanun'un 50/2. maddesi uyarınca 'yeniden yargılama' sebebidir. Bu, CMK m. 311/1-f'deki İHAM kararlarına benzer bir sonuç doğurur. Ancak aralarında temel farklar vardır. 1) Sebep: CMK m. 311'deki sebepler maddi gerçeğe ilişkin adli hatalardır (sahte delil, yalan tanıklık vb.). AYM'nin yeniden yargılama kararı ise Anayasa'da güvence altına alınan bir temel hak ve özgürlüğün (adil yargılanma, ifade özgürlüğü vb.) ihlaline dayanır. 2) Süreç: CMK'daki süreçte mahkeme önce talebin 'kabule değer' olup olmadığını inceler. AYM kararı üzerine ise mahkemenin böyle bir takdir yetkisi yoktur; yeniden yargılama yapmak zorundadır. 3) Sonuç: CMK'da yeni delilin sonuca etkili olması aranırken, AYM kararında önemli olan ihlalin giderilmesidir; mahkeme ihlali giderecek şekilde yeni bir karar verir. Makalede de belirtildiği gibi, bu iki süreç birbirinden farklıdır ve ayrı hukuki rejimlere tabidir.