Bir davada, görevsizlik kararı üzerine dosyanın gönderildiği yeni mahkeme, davacıya 'gider avansını' tamamlaması için HMK 119 ve 318. maddelerine atıf yaparak kesin süre vermiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2015/17777 E. sayılı kararına göre, verilen bu kesin sürenin hangi unsurları taşımaması, onu hukuki sonuç doğurmaktan alıkoyar?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #294349

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2017/2980 K. sayılı kararında, usulüne uygun bir kesin süreden bahsedebilmek için ara kararın son derece açık ve tereddüde yer vermeyecek şekilde olması gerektiği vurgulanmıştır. Somut olayda, mahkeme sadece '400 TL gider avansı yatırın' demiştir. Ancak Yargıtay'a göre bu yeterli değildir. Geçerli bir kesin süre ihtarında; tarafa yüklenen yükümlülüklerin, yapılması gereken işlerin (örneğin tanık ücreti, tebligat gideri, keşif avansı vb.) neler olduğunun ve her bir iş için yatırılacak ücretin ayrı ayrı, şüpheye yer vermeyecek şekilde açıklanması gerekir. Sadece toplam bir meblağın istenmesi, bu unsurları taşımadığı için usulüne uygun bir kesin süre değildir ve bu süreye uyulmamasının sonuçları (davanın açılmamış sayılması gibi) uygulanamaz. Bu durumda mahkemenin, usule uygun yeni bir kesin süre vermesi gerekir.