Basit yargılama usulünde, davalı vekili cevap dilekçesinde tanık deliline dayandığını belirtmiş ancak tanıklarının isimlerini daha sonra bildireceğini ifade etmiştir. Mahkemenin, HMK Madde 318'i gerekçe göstererek tanık ismi bildirmesi için süre vermeyi reddetmesi hukuka uygun mudur? Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 2014/22376 E. sayılı kararını analiz ediniz.
Bu durum hukuka uygun değildir ve savunma hakkının kısıtlanmasıdır. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 2015/34735 K. sayılı kararında bu konu ele alınmıştır. HMK Madde 318, tarafların delillerini dilekçeleriyle birlikte bildirmesini zorunlu kılar. Davalı vekili, yasal süresi içinde verdiği cevap dilekçesinde 'tanık' deliline açıkça dayanmıştır. Bu, delilin süresinde bildirildiği anlamına gelir. Tanıkların isim ve adreslerinin bildirilmesi ise delillerin toplanması aşamasına (tahkikat) ilişkin bir işlemdir. Mahkeme, ön incelemede tarafların anlaştığı ve anlaşamadığı hususları tespit ettikten sonra tahkikat aşamasına geçmeli ve süresinde dayanılan tanık delili için tarafa, tanıklarının isim ve adreslerini bildirmesi için makul bir süre vermelidir. HMK 318'i, tanık isimlerinin de cevap dilekçesiyle birlikte verilmesi zorunluluğu olarak yorumlamak, kanunun lafzını ve amacını aşan, savunma hakkını kısıtlayan bir uygulama olur.