Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 2015/2 E., 2017/1 K. sayılı kararı, HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra dilekçelerde yer alan 'sair deliller', 'her türlü delil' gibi ifadelerin 'yemin' delilini kapsayıp kapsamayacağı sorununu çözmüştür. Bu kararın temel gerekçesi nedir ve HMK'nın hangi maddelerine dayanmaktadır?
İBK'nın temel gerekçesi, 6100 sayılı HMK ile getirilen 'somutlaştırma yükü'dür. Karara göre, HMK m. 119/1-f (dava dilekçesi), HMK m. 129/1-e (cevap dilekçesi) ve özellikle HMK m. 194 (somutlaştırma yükü) uyarınca taraflar, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini 'açıkça' belirtmek zorundadır. 'Sair deliller' gibi genel ve soyut ifadeler bu somutlaştırma yükünü karşılamaz. Dolayısıyla, bir taraf dilekçesinde açıkça 'yemin' deliline dayanmamışsa, 'sair deliller' ifadesi, o tarafın yemine de dayandığı şeklinde yorumlanamaz. Bu nedenle hakim, ispat yükü kendisine düşen tarafa, yemin deliline açıkça dayanılmadığı için yemin teklif etme hakkını hatırlatamaz. Bu karar, HMK'nın delillerin belirtilmesindeki katı ve net tutumunu pekiştirmiştir.