Basit yargılama usulüne tabi bir iş davasında, davalı taraf iki haftalık yasal cevap süresini geçirdikten sonra cevap dilekçesi ve delillerini sunmuştur. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2016/27458 E. sayılı kararı ışığında, mahkemenin süresinde sunulmayan bu delilleri hükme esas almasının HMK Madde 317 ve 318 açısından sonuçları nelerdir?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2017/17244 K. sayılı kararında bu durum net bir şekilde ele alınmıştır. HMK m. 317/2'ye göre basit yargılama usulünde cevap süresi dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftadır ve bu süre kesindir (uzatma talep edilip verilmediği sürece). HMK m. 318, tarafların dilekçeleriyle (yani dava ve cevap dilekçeleriyle) birlikte tüm delillerini sunmak zorunda olduğunu emreder. Süresinde cevap dilekçesi vermeyen ve delillerini bildirmeyen davalının, daha sonra sunduğu delillerin dikkate alınabilmesi için davacının 'açık muvafakati' gerekir. Yargıtay kararında, böyle bir muvafakat olmadan, mahkemenin süresi geçmiş delillere dayanarak (örneğin devamsızlık tutanakları) feshin geçerli olduğuna karar vermesi hatalı bulunmuş ve karar bozulmuştur. Süresinde cevap verilmemesi, davacının iddialarının reddinin talep edildiği anlamına gelir, ancak davalının savunma delillerini sunma hakkını ortadan kaldırır.