Danıştay 2. Dairesi’nin 2013/8676 E. sayılı kararında çoğunluk görüşü, geçici görevlendirmenin idarenin takdirine bağlı olduğu ve hizmet gereklerine uygun olarak her zaman geri alınabileceği yönündeyken, karşı oyda mahkeme kararının ve gerekçesinin onanması gerektiği belirtilmiştir. Bu görüş ayrılığını, idarenin takdir yetkisinin sınırları ve yargısal denetimi açısından analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #294345

Bu görüş ayrılığı, idarenin takdir yetkisinin yargısal denetiminin sınırlarına ilişkin klasik bir tartışmayı yansıtmaktadır. Çoğunluk görüşü (Bozma), geçici görevlendirmenin doğası gereği idareye geniş bir takdir yetkisi tanıdığını, bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri (örneğin, personel arasındaki huzursuzluk) gibi sebeplere dayanılarak kullanılabileceğini ve bu kullanımın yargısal denetiminin sınırlı olduğunu savunmaktadır. Bu görüşe göre, idarenin takdirini hukuka aykırı kılan açık bir yetki saptırması veya keyfilik olmadığı sürece mahkeme idarenin yerine geçerek karar veremez. Karşı oy (Onama) ise, idarenin takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmadığını, işlemin altında yatan sebebin (soruşturma raporundaki iddiaların soyut olması) hukuka uygunluğunu denetlemenin mahkemenin görevi olduğunu vurgular. Karşı oya göre, idare takdir yetkisini 'cezalandırma amacı' gibi hukuka aykırı bir amaçla kullanmışsa, bu işlem iptal edilmelidir. Bu, takdir yetkisinin sebep ve amaç unsurları yönünden daha sıkı bir yargısal denetime tabi tutulması gerektiğini savunan görüştür.