Bir işçinin, yaş hariç emeklilik koşullarını taşıdığı gerekçesiyle işten ayrılmadan hemen önce başka bir işverenle sözleşme imzalaması ve ayrıldıktan çok kısa bir süre sonra yeni işine başlaması durumu, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2016/27010 E. sayılı kararına göre HMK Madde 29 ve TMK Madde 2 açısından nasıl değerlendirilmiştir?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2016/16881 K. sayılı kararında bu durum, hakkın kötüye kullanılması olarak nitelendirilmiştir. 1475 sayılı Yasa'nın 14. maddesindeki düzenlemenin amacı, emeklilik yaşını beklemek zorunda olan işçilerin çalışmadan hayatlarını idame ettirebilmeleri için kıdem tazminatı alabilmelerini sağlamaktır. İşçinin bu hakkı, başka bir işyerinde çalışmak için bir 'geçiş aracı' olarak kullanması, kanunun amacına aykırı bir davranıştır. Karara göre, işçinin henüz çalışırken başka bir işverenle anlaşması ve fesih sonrası hemen işe başlaması, asıl niyetinin emeklilik değil, iş değiştirmek olduğunu gösterir. Bu durum, dürüstlük kuralına (TMK m. 2, HMK m. 29) aykırıdır ve fesih hakkının kötüye kullanılmasıdır. Bu nedenle, işçinin bu şekildeki feshine dayalı kıdem tazminatı talebinin reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.