6100 sayılı HMK'nın 29. maddesindeki 'doğruyu söyleme yükümlülüğü', tarafların kendi aleyhlerine olan vakıaları da mahkemeye bildirmelerini gerektirir mi? Maddenin gerekçesindeki yorumu dikkate alarak bu yükümlülüğün sınırlarını çiziniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #294338

Hayır, gerektirmez. HMK Madde 29'un gerekçesinde bu husus açıkça belirtilmiştir: 'Taraflardan aleyhlerine olan hususları da beyan etmeleri beklenemez.' Doğruyu söyleme yükümlülüğü, tarafların ileri sürdükleri vakıaların ve beyanlarının gerçeğe aykırı olmaması, yani mahkemeyi yanıltmamaları anlamına gelir. Bu, medeni yargılamadaki 'taraflarca getirilme' ilkesinin bir sonucudur. Taraflar, kendi iddialarını destekleyen vakıa ve delilleri sunmakla yükümlüdür, ancak davayı kaybetmelerine neden olacak aleyhe bir durumu ikrar etmek zorunda değildirler. Yükümlülüğün sınırı, aktif olarak yalan beyanda bulunmamak ve mahkemeyi yanıltıcı bilgi sunmamaktır.