Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2017/6963 E. sayılı kararında, HSYK'nın idari nitelikteki kararlarının, mahkemelerin görevini belirleyen kanun hükümlerini ortadan kaldıramayacağı vurgulanmıştır. Bu durumu 'doğal/yasal yargıç' ilkesi (Anayasa m. 37) ve 'mahkemelerin görevinin kanunla belirlenmesi' ilkesi (CMK m. 3) çerçevesinde analiz ediniz.
Anayasa'nın 37. maddesindeki 'Hiç kimse kanunen tâbi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz' ilkesi ve CMK m. 3/1'deki 'Mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir' hükmü, görev konusunun idari bir işlemle değil, ancak kanunla düzenlenebileceğini emreder. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2018/23 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, HSYK'nın bir yerdeki çocuk mahkemelerinin faaliyete geçmesi veya derdest davaların devri hakkındaki kararları idari niteliktedir. Bu kararlar, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu gibi özel kanunlarla belirlenmiş görev kurallarını değiştiremez veya ortadan kaldıramaz. Aksi bir durum, kişilerin kanunla belirlenmiş olan doğal yargıçları önünde yargılanma hakkını ihlal eder. Dolayısıyla, idari bir karara dayanılarak görevsizlik kararı verilmesi veya görevli mahkemenin görevini yerine getirmemesi hukuka aykırıdır.