TCK 43/son fıkrasında sayılan istisnalar arasında yer almayan hırsızlık suçunda, 'aynı neviden fikri içtima' hükümlerinin uygulanabileceği görüşü neden 765 sayılı TCK dönemine ait bir görüş olarak nitelendirilmiştir? Yeni dönemde bu konuda benimsenen yaklaşım nedir?
Hırsızlık suçu, TCK 43/son fıkrasında sayılan istisnalardan olmadığı için, aynı neviden fikri içtima hükümlerinin uygulanabileceği başlıca suçlardandır. Mağdur sayısınca hırsızlık suçunun oluşacağı görüşü ise 765 sayılı TCK dönemine ait bir görüştür. Yeni dönemde, 5237 sayılı TCK'nın hazırlanmasında esas alınan Hümanizm İlkesi ve Suç ve Cezada Orantılılık İlkesi ışığında, hırsızlık suçunun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi halinde, gerçek içtima hükümleri yerine TCK 43/2'de düzenlenen aynı neviden fikri içtima hükümlerinin uygulanması gerektiği kabul edilmektedir. (YARGITAY 13. CEZA DAİRESİ E. 2015/17375 K. 2017/10057)