TCK 289. maddesindeki 'muhafaza görevini kötüye kullanma' suçunda, sanığın kendisine ait eşyaların yediemin olarak kendisine bırakılması sonrasında adresi terk etmesi ve hacizli malların yerinde bulunmaması halinde suçun oluşup oluşmadığı nasıl değerlendirilir? Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 01.07.2016 tarihli kararı (2015/6440 E.) bu durumda kolluk araştırmasının önemini nasıl vurgulamıştır?
Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 01.07.2016 tarihli ve 2015/6440 E., 2016/4634 K. sayılı kararında, sanığın kendisine muhafazası için bırakılan malları haciz işlemi sırasında getirmeyerek mevcut adresini terk etmesi ancak savunmasında eşyaların halen mevcut olduğunu beyan etmesi karşısında, mallar üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunup bulunmadığı, amacı dışında kullanıp kullanmadığı, taksirle kaybolmasına veya bozulmasına neden olup olmadığının kolluk marifetiyle araştırılması gerektiği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesinin isabetsiz olduğuna hükmetmiştir. Bu, eylemin hukuki nitelendirmesi için maddi durumun tam olarak tespiti gerektiğini gösterir. (YARGITAY 16. CEZA DAİRESİ E. 2015/6440 K. 2016/4634)