Başbakanın resmi konutundaki kriptolu telefonlarının dinlenmesi eylemi, TCK m. 327 (Devletin Güvenliğine İlişkin Bilgileri Temin Etme) kapsamında mı, yoksa TCK m. 328 (Siyasal veya Askeri Casusluk) kapsamında mı değerlendirilmelidir? Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/638 E. sayılı kararında kastın belirlenmesinde hangi unsurlara dikkat çekilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #29382

Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/638 E. sayılı kararında bu tür bir eylemin 'siyasi casusluk' (TCK m. 328) kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ima edilmiştir. İki suç arasındaki temel fark, manevi unsurda yatan 'casusluk maksadı'dır. Kararda, Cumhurbaşkanı, Başbakan gibi devletin en üst düzey yöneticilerinin milli güvenlikle ilgili faaliyetlerinin dinlenmesinin siyasi casusluk kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Kastın belirlenmesinde failin kişilik özellikleri, bilgilerin temin edilme yöntemi, zamanı ve yeri ile bir örgüt mensubu ise örgütün amaç ve faaliyetleri gibi kriterler göz önüne alınmalıdır. Karar, özellikle Başbakanın kriptolu telefonlarının uzun süre dinlenmesinin, siyasi casusluk kastının varlığına işaret edebileceğini ve bu durumun açılan örgüt davasıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır.