TCK m. 326'da düzenlenen 'Devletin Güvenliğine İlişkin Belgeler' suçu ile TCK m. 334'te düzenlenen 'Yasaklanan Bilgileri Temin' suçu arasındaki temel ayrım nedir? Suç konusu bilginin niteliği bu ayrımda nasıl bir rol oynar?
TCK m. 326 gerekçesi ve Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2015/2215 E. sayılı kararında yapılan ayrıma göre, temel fark suçun konusunu oluşturan bilginin niteliğindedir. TCK m. 326 vd. (327, 328, 329, 330) maddeleri, 'özünde devlet sırrı olan', yani niteliği itibarıyla gizli kalması gereken ve açıklanması devletin güvenliğine, iç veya dış siyasal yararlarına zarar verebilecek bilgileri korur. Bu bilgilerin sır niteliği taşıması için yetkili bir makam tarafından ayrıca yasaklanmasına gerek yoktur; zımni irade yeterlidir. Buna karşılık, TCK m. 334 vd. (335, 336, 337) maddeleri, 'yetkili makamların kanun veya düzenleyici işlemlerle açıklanmasını yasakladığı' bilgileri korur. Bu ikinci kategorideki bilgiler, özünde devlet sırrı niteliğinde olmasa da, devlet menfaatleri gereği gizli tutulması idari bir kararla emredilmiş bilgilerdir. Dolayısıyla, suç vasfının tayininde, belgenin 'özünde sır' olup olmadığı veya 'idari işlemle yasaklanmış' olup olmadığı tespit edilmelidir.