Güvenlik soruşturması ve arşiv taraması sonucunda kişinin işe alınmaması işlemi, İHAM ve AYM içtihadına göre 'cezai' bir nitelik taşır mı? Bu durum, başvurularda 'suç ve cezaların kanuniliği' (Anayasa m.38, İHAS m.7) ilkesinin doğrudan ileri sürülmesini nasıl etkiler?
Hayır, 'cezai' bir nitelik taşımaz. 'Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Taraması' başlıklı metinde açıklandığı üzere, İHAM (Pişkin/Türkiye kararı) ve AYM (İdris Ertaş kararı), güvenlik soruşturmasına dayalı işe almama, işten çıkarma gibi idari tedbirleri bir 'ceza' veya 'suç isnadı' olarak değerlendirmemektedir. Bu işlemler, kişinin belirli bir göreve uygun olup olmadığının idari takdiridir. Bu nedenle, bu tür başvurularda 'suç ve cezaların kanuniliği' (nullum crimen, nulla poena sine lege) ilkesi veya 'cezaların şahsiliği' ilkesi doğrudan ileri sürülemez ve bu temeldeki şikayetler kabul edilemez bulunur. Ancak, bu ilkenin temelindeki 'öngörülebilirlik' ve 'keyfiliğe karşı güvence' gibi unsurlar, özel yaşama saygı hakkı (Anayasa m.20, İHAS m.8) kapsamındaki 'kanunilik' denetimi içinde dolaylı olarak incelenebilir. (Bkz: Fatih Saraman kararı).