Kişisel veri niteliğindeki materyallerin bir dava dosyasında delil olarak saklanması usulü nasıl olmalıdır? Anayasa'nın 20/3 maddesi ve CMK hükümleri ışığında 'kanıtları inceleme hakkı' ile 'kişisel verilerin korunması' arasındaki dengeyi açıklayınız.
Kişisel veri niteliğindeki materyallerin dava dosyasında delil olarak saklanması, Anayasa'nın 20/3. maddesindeki kişisel verilerin korunması hakkı ile CMK'daki 'kanıtları inceleme hakkı' arasında bir denge gözetilerek yapılmalıdır. **Anayasal Hak ve CMK Hükümleri:** * **Anayasa m. 20/3:** Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. * **CMK m. 206-217:** Bu maddeler uyarınca kanıtların, davanın taraflarından gizlenmesi, erişiminin engellenmesi ya da zorlaştırılması veya kısıtlanması mümkün değildir. Davanın tarafları, kanıtları inceleyerek hukukiliğini ve kaynağını sorgulama, sağlamlığı ve inandırıcılığı hakkında fikir ileri sürme hakkına sahiptir. **Denge Kurulması:** Kanıt niteliğinde olup dava dosyasında bulundurulması gereken kişisel veri niteliği taşıyan materyaller, hüküm kurulurken dosyada bulundurulmalı, temyiz/istinaf incelemesinde üst dereceli mahkemeler ya da itiraz halinde mercii tarafından da gerek görülürse incelenebilmelidir. Bunun yanında kanıtları inceleme hakkı ile Anayasa'nın 20/3. maddesindeki kişisel verilerin korunması gerekliliğine ilişkin emredici düzenleme uyarınca, mağdurun özel hayatına ilişkin kişisel veri niteliğindeki materyallerin, davanın tarafı olmayan üçüncü kişilerin erişimine karşı korunması arasında, savunma ve kanıtlama haklarını sınırlamayacak şekilde denge kurulması gerekir. Bu itibarla, mağdurun özel hayatına ilişkin kişisel veri niteliğindeki materyallerin dava dosyasında kanıt olarak bulundurulması, ancak kişisel verilerin korunması gereğince davanın tarafı olmayan üçüncü kişilerin erişimine karşı korunması için de **mühürlü bir zarf içine bulundurma** gibi tedbirlerin alınması isabetli olacaktır. Bu yöntem, hem delilin yargılamada kullanılmasını ve denetlenmesini sağlar hem de gereksiz kişisel veri ifşasının önüne geçer (Yargıtay 4. Ceza Dairesi, K: 2016/5371).