HMK m. 303'teki kesin hüküm hükmü ile, HMK m. 114/1-i'de düzenlenen 'kesin hüküm bulunmaması' dava şartı arasındaki ilişkiyi ve bu ilişkinin yargılamadaki önemini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #293604

HMK m. 303, 'kesin hükmün' maddi ve şekli anlamdaki tanımını, unsurlarını ve kapsamını düzenlerken; HMK m. 114/1-i, 'kesin hüküm bulunmaması'nı bir dava şartı olarak belirlemiştir. **İlişki ve Önem:** * **Dava Şartı Niteliği:** HMK m. 114/1-i'ye göre, 'aynı davanın daha önce açılmış ve kesin hükümle sonuçlanmamış olması' bir dava şartıdır. Bu, mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için gerekli olan zorunlu koşullardan biridir. Başka bir deyişle, eğer dava konusu uyuşmazlık hakkında daha önce verilmiş ve HMK m. 303'teki üç aynılık (taraflar, dava sebebi, talep sonucu) koşulunu taşıyan kesinleşmiş bir hüküm varsa, o dava tekrar açılamaz (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E: 2015/9175, K: 2016/3662). * **Kamu Düzeni:** Kesin hüküm, kamu düzenine ilişkin bir dava şartıdır. Bu nedenle mahkeme, davanın her aşamasında (ilk derece, istinaf, temyiz, hatta bozma sonrası yargılama) kesin hükmün varlığını kendiliğinden (re'sen) araştırıp inceler ve tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E: 2014/20344, K: 2015/20264; Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E: 2015/9175, K: 2016/3662). Eğer kesin hüküm tespit edilirse, dava esasa girilmeden dava şartı yokluğundan reddedilir. * **Usuli Kazanılmış Hakkın İstisnası:** Kesin hüküm itirazı, usuli kazanılmış hakkın istisnalarından biridir. Mahkemede ileri sürülmemiş olsa dahi, ilk defa Yargıtay'da veya bozmadan sonra da ileri sürülebilir. Bu, tarafların iradesine bağlı olmayan mutlak bir etkiye sahiptir (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E: 2014/20344, K: 2015/20264). Bu ilişki, yargı sisteminin istikrarını, hukuki güvenliği ve aynı uyuşmazlıkların sonsuza kadar yargı önüne gelmesini engellemeyi amaçlar. HMK m. 303 kesin hükmün ne olduğunu, HMK m. 114/1-i ise bunun bir dava şartı olarak hukuki sonucunu belirtmektedir.