Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 303. maddesi uyarınca 'kesin hüküm' kavramının tanımını yapınız ve şekli anlamda kesin hüküm ile maddi anlamda kesin hüküm arasındaki ilişkiyi açıklayınız.
HMK Madde 303, kesin hüküm kavramını ve unsurlarını düzenlemektedir. **Kesin Hükmün Tanımı:** Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir (HMK m. 303/1). **Şeklî Anlamda Kesin Hüküm:** Şeklî anlamda kesin hüküm (usuli kesinleşme), bir mahkeme kararının olağan kanun yollarının (istinaf, temyiz) tükenmesi veya bu yollara başvurma süresinin geçmesi nedeniyle artık değiştirilemez hale gelmesidir. Yani, kararın aleyhine başvurulabilecek başka bir kanun yolu kalmamıştır. Bir hükmün maddi anlamda kesin hüküm haline gelebilmesi için öncelikle o hükmün şeklî anlamda kesinleşmiş olması bir ön koşuldur (HMK Madde 303 Gerekçesi). **Maddi Anlamda Kesin Hüküm:** Maddi anlamda kesin hüküm (esas hakkında kesinleşme), şekli anlamda kesinleşmiş bir mahkeme kararının, aynı taraflar, aynı dava konusu ve aynı dava sebebiyle açılacak başka bir davada bir daha dava konusu yapılamaması durumudur. Yani, uyuşmazlığın esasının bir daha yargılama konusu edilememesidir. Bu, hem tarafları hem de mahkemeyi bağlar ve hukuki güvenlik ile yargı erkine güvenin sağlanması açısından kamu yararı ile doğrudan ilgilidir. Hukukumuzda kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır (HMK m. 114/1-i; Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E: 2015/9175, K: 2016/3662). Mahkemece kendiliğinden (re'sen) göz önünde tutulur ve davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Hüküm olmayan yerde kesinlik de olamaz; dolayısıyla sadece hüküm fıkrasında karara bağlanan hususlar kesin hüküm teşkil eder (HMK m. 303/2).