Türk Ceza Kanunu'nun 136. maddesinde yer alan 'Kişisel verilerin kaydedilmiş halde bulunması' koşulunu, Yargıtay'ın 12. Ceza Dairesi'nin 2019/4886 Karar sayılı kararı ve Ceza Genel Kurulu'nun 2014/331 sayılı kararı ışığında değerlendiriniz. Kişisel verilere salt duyu organları aracılığıyla vakıf olunması TCK m. 136 kapsamında suç oluşturur mu?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #293600

TCK'nın 136/1. madde ve fıkrasının gerekçesinden de anlaşılacağı üzere, kişisel verilerin, 'verildiği', 'yayıldığı' veya 'ele geçirildiği'nin kabul edilebilmesi için, kişisel verilerin kaydedilmiş halde bulunması, kaydedilmiş haliyle başkalarına verilmesi, yayılması ya da ele geçirilmesi gerekir (Yargıtay 12. Ceza Dairesi, K: 2016/13355; Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E: 2012/1510, K: 2014/331). **'Kaydedilmiş Halde Bulunma'nın Anlamı:** Bu noktada, kişisel verilerin, üzerinde yazılı olduğu belgenin bulunduğu yerden alınması ya da kaydedilmiş haliyle başka bir nesne üzerine taşınarak (örneğin; yazının başka bir kağıt, defter vb. nesne üzerine geçirilmesi, taşınabilir belleğe veya CD’ye aktarılması gibi işlemlerle) sabitlenmesi, böylece istenildiğinde tekrar kullanılabilmesi olanağını sağlayan her türlü faaliyet, kişisel verileri 'ele geçirme' kapsamında değerlendirilebilir (Yargıtay 12. Ceza Dairesi, K: 2019/4886). **Salt Duyu Organlarıyla Vakıf Olma:** Ancak, kişisel verilerin kaydedilmeden önce öğrenilmesi, hafızada tutulan kişisel verilerin başkalarına açıklanması veya kişisel verilere 'salt duyu organları aracılığıyla' vakıf olunması, TCK'nın 134/1. maddesinin 1. cümlesinde düzenlenen 'özel hayatın gizliliğini ihlal suçu' kapsamında değerlendirilebilir, TCK m. 136 kapsamında değerlendirilemez (Yargıtay 12. Ceza Dairesi, K: 2019/4886; Yargıtay 12. Ceza Dairesi, K: 2016/5860). Örneğin, bir kişinin nüfus cüzdanındaki bilgilerin ezberlenerek internet üzerinden kredi kartı başvurusunda bulunulması eyleminde, sanığın kişisel verileri ele geçirdiği kabul edilmiştir (Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E: 2021/11096, K: 2024/1276). Bu karar, 'kaydedilmiş halde bulunması' şartının geniş yorumlandığına işaret etmektedir, zira ezberleme eylemi doğrudan fiziksel bir kayıt yaratmamıştır ancak 'ele geçirme' fiiline vücut vermiştir. Dolayısıyla, Yargıtay'ın genel yaklaşımı, TCK m. 136'nın uygulanması için verinin bir şekilde 'kaydedilmiş' olmasını veya 'ele geçirilerek' kayıt altına alınmış gibi bir durumun oluşmasını arasa da, bazı kararlarda 'ele geçirme' fiilinin yorumunda esneklik gösterilebilmektedir.