Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma Suçu'nun maddi unsurunu oluşturan 'teslim amacı dışında tasarrufta bulunma' fiilini Yargıtay içtihatları çerçevesinde değerlendiriniz. Özellikle, haczedilen malın satış yerine götürülmemesi eylemi bu kapsamda suç oluşturur mu? Nedenleriyle birlikte açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #293585

Muhafaza görevini kötüye kullanma suçunun (TCK m. 289/1) maddi unsuru, 'muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunma'dır (TCK m. 289/1). Teslim amacı muhafaza olduğuna göre, malın satılması, başkasına verilmesi gibi, bu amaçla bağdaşmayan davranışlar suçun oluşumuna neden olur. Bu suç, serbest hareketli suç görüntüsü arzetmektedir (TCK Madde 289 Gerekçesi). **Haczedilen Malın Satış Yerine Götürülmemesi Eylemi:** Yargıtay, yedieminin hacizli malı satış yerine götürme hususunda kanundan doğan bir yükümlülüğünün bulunmadığı görüşündedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/394 sayılı kararında, kendisine yediemin sıfatıyla teslim edilen haczedilmiş eşyayı icra dairesince bildirilen satış yerine getirmediği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilen sanık hakkında, sanığın teslim amacı dışında herhangi bir tasarrufta bulunmadığı, yedieminin mahcuz eşyayı satış yerine götürme yükümlülüğünün kanundan doğmadığı ve bu ihmali davranışın 'teslim amacı dışında bir tasarruf' olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Bu eylemin TCK'nın 289/1. maddesinde tanımlanan suçun maddi unsurlarını oluşturmadığı kabul edilmelidir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E: 2018/394, T: 01.07.2016). Benzer şekilde, Yargıtay 4. Ceza Dairesi de, yediemin olarak teslim edilen malların tebligata rağmen satış yerine götürülmemesinin, teslim amacı dışında tasarrufta bulunma sayılamayacağını ve yedieminin eşyayı istenilen yere götürmek yükümlülüğü bulunmadığını belirtmiştir (Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E: 2011/5889, K: 2012/18922, T: 01.10.2012). Dolayısıyla, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, haczedilen malın satış yerine götürülmemesi eylemi, 'teslim amacı dışında tasarrufta bulunma' fiili kapsamında değerlendirilmediği için TCK m. 289/1'deki 'Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma Suçu'nu oluşturmaz.