Ceza Muhakemesi Kanunu'nda (CMK) tanıkların çağrılması ve zorla getirilmesi usulünü açıklayarak, bu süreçte ortaya çıkan 'bilgisine başvurma' yönteminin hukuki niteliğini ve delil değerini değerlendiriniz.
Tanıklar, ceza muhakemesinde beyan delillerindendir ve tanıklık kamusal bir görevdir. CMK m. 43'e göre tanıklar da çağrı kağıdı ile duruşmaya çağırılır ve duruşmaya gelmemesi halinde zorla getirileceği bildirilir. Tanık bildirime rağmen duruşmada hazır bulunmazsa, CMK m. 44 uyarınca hakkında zorla getirme kararı çıkarılır. Usulüne uygun çağrılıp da mazeretini bildirmeksizin gelmeyen tanıklar zorla getirilebilir ve gelmemelerinin sebep olduğu giderler kendilerine ödettirilir (CMK m. 44/1). Tutuklu işlerde ihtarlı çağrı kağıdı gönderilmeden de zorla getirme mümkündür (CMK m. 43/1). Mahkeme, duruşmanın devamı sırasında işin ivediliği ve davanın özellikleri bakımından zorunlu gördüğü durumlarda davetiye olmaksızın doğrudan zorla getirme kararı verebilir (CMK m. 43/3). **'Bilgisine Başvurma' Yöntemi ve Hukuki Niteliği:** Uygulamada kolluk, soruşturma konusu olayla ilgili kişileri dinlemekte ve buna 'bilgisine başvurma', düzenlenen tutanağa ise 'bilgi alma tutanağı' denilmektedir. Bunun yasal dayanağı olarak CMK m. 161 ile 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu m. 15 gösterilir ('Polis, yaptığı tahkikat esnasında ifadelerine müracaat lazım gelen kimseleri çağırır ve kendilerine lüzumu olan şeyleri sorar'). **Delil Değeri:** Bilgisine başvurulan sıfatıyla dinlenilen kişi, tanık sıfatı taşımaz çünkü kolluk tanık dinleme yetkisine sahip değildir; soruşturma aşamasında tanık dinleme yetkisi Cumhuriyet savcısındadır. Kolluğun dinlediği kişilerin beyanları, şüpheli veya sanık aleyhine kullanılamaz; ancak lehine kullanılabilir. Bunun sebebi, kolluğun elde ettiği ve şüpheli ile sanığın lehine olabilecek herhangi bir delilin, iz ve emarenin göz ardı edilemeyeceği esasına dayanır. Adli makamların yaptıkları hata ve eksiklerin olumsuz sonuçları şüpheliye veya sanığa yüklenemez. Eğer mağdur veya şikayetçi aynı zamanda olayın tanığı ise, tanıklıklarına ihtiyaç duyulduğunda bu kişiler hakkında zorla getirme koruma tedbirine başvurulabileceği kabul edilmektedir (sen.av.tr makalesi).