Ceza Muhakemesi Kanunu'nda (CMK) şüpheli veya sanığın çağrılması ve zorla getirilmesi usulünü açıklayınız. Zorla getirme kararının şartları ve bu kararın uygulanma süresi hakkında bilgi veriniz. 'Yol süresi' kavramına ilişkin eleştiriyi belirtiniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #293572

Şüpheli veya sanığın ifadesinin alınması ve sorgusunun yapılması usulü CMK m. 145'te düzenlenmiştir. Suç isnadı altında olan kişi, soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcılığı tarafından, kovuşturma aşamasında hakim veya mahkeme tarafından davetiye ile çağırılır. Davetiyede çağrılma nedeni açıkça belirtilir ve gelmezse zorla getirileceği yazılır (CMK m. 145/1). Çağrıya rağmen gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli veya sanık hakkında CMK m. 146 uyarınca zorla getirme kararı çıkarılabilir (CMK m. 146/1). Zorla getirme kararı, şüpheli veya sanığın kim olduğunu, ilgili suçu, gerektiğinde eşkalini ve zorla getirilmesi nedenlerini içermelidir (CMK m. 146/2). Kararın bir örneği şüpheli veya sanığa verilir (CMK m. 146/3). Zorla getirme kararı üzerine yetkili mercii önüne götürülen şüpheli veya sanığın derhal ifadesinin alınması veya sorgusunun yapılması gerekir. Buna olanak bulunmadığı durumda, yol süresi hariç en geç 24 saat içerisinde ifade ve sorgu işleminin yerine getirilmesi, bu sürenin dolması halinde şüpheli veya sanığın serbest bırakılması gerekir (CMK m. 146/4). 'Yol süresi'nin azami ne kadar süreceğinin düzenlenmemiş olması eleştiriye açıktır. Örneğin, Ağrı'dan yola çıkarılan bir şüphelinin ifadesinin İstanbul'da alınacak olması durumunda, yol süresi dahil 24 saatlik sürenin dolması, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi (İHAS) m. 5 ve Anayasa m. 19'da korunan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını zedeleyebilir. Cumhuriyet savcısı veya hakimin, ifade veya sorgu işlemi için 24 saatlik süreyi sonuna kadar kullanmaması, olanak bulunduğu anda işlemi yerine getirmesi gerektiği tartışmasızdır (sen.av.tr makalesi).