Türk Ceza Kanunu'nun 42. maddesinde düzenlenen bileşik suç kavramını tanımlayarak, bu tür suçlarda içtima hükümlerinin uygulanmamasının temel gerekçesini doktrindeki ve Yargıtay içtihadındaki yerini de belirterek açıklayınız.
TCK Madde 42'ye göre, bileşik suç (mürekkep suç), biri diğerinin unsurunu veya ağırlaştırıcı nedenini oluşturması dolayısıyla tek fiil sayılan suçtur. Bu tür suçlarda içtima hükümleri uygulanmaz (TCK m. 42/1). Gerekçeye göre, bu düzenlemenin amacı, suçu oluşturan araç suçtan dolayı ayrıca ceza verilmemesi ve dolayısıyla cezaların içtimaı hükümlerinin uygulanmamasıdır. Bu, daha önce meydana gelen bir kısım yanlış uygulamaları giderme amacı taşımaktadır. Doktrinde 'mürekkep suç' olarak da adlandırılan bu fiilin tanımı yapılırken, Yargıtay'ın son kararlarıyla da belirlenen bu hususun, içtihadın her zaman değişmesi olasılığı nedeniyle kanun maddesiyle açıklığa kavuşturulduğu belirtilmiştir (TCK Madde 42 Gerekçesi). Örneğin, yağma suçunda hırsızlık ve tehdit ve/veya yaralama suçları bağımsız suç olma niteliklerini yitirerek yağma suçunun birer unsuru haline gelirler (Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E: 2015/17375, K: 2017/10057, T: 4.10.2017, ve Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E: 2016/16207, K: 2018/6149, T: 19.04.2018). Bu durum, 'kaç tane fiil varsa o kadar suç, kaç tane suç varsa o kadar ceza' kuralının istisnalarından biridir.